1. Anasayfa
  2. Gündem
  3. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziosmanpaşa’da temel atma töreninde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziosmanpaşa’da temel atma töreninde konuştu

- - 10 dk okuma süresi
59
2500228578

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:

“Yedili masa, Karadeniz gazı için ne diyordu? ‘Bebecan’ diye birisi var o ne diyordu? Türkiye’nin bir ucundan bir ucuna burada denizin altına doğalgaz boruları yerleştirildi. Bunu da görmedin mi? Doğalgaz ne zamandan beri Filyos’ta yanıyor. Görmedin mi? Bunların gözleri var, görmez. Kulakları var, duymaz. Kalpleri var, mühürlü.

Gündemimizde bu ülkeye ve millete dair her şey var. Son günlerde birileri sürekli ‘Millet kuru soğan alamıyor. Et alamıyor. Siz yol açılışı, gemi açılışı yapıyorsunuz’ diyor. Milletimizin günlük hayatında bazı sıkıntıları olabilir. Onlar bugünün işi değil. Küresel sağlık krizlerinin, bölgemizdeki savaşların ve bunların dünya ekonomisine etkilerinin elbette bize de yansımaları olabilir. Aldığımız tedbirler ve verdiğimiz desteklerle bu etkileri en aza indirmenin gayreti içindeyiz. Bizim yaptığımız işlerin amacı bu sıkıntıları kökten çözmektir. Ülkemizi ve milletimizi bu sıkıntılardan kalıcı olarak kurtarmanın yolu işte açılışını yaptığımız bu eserlerden, hizmetlerden, yatırımlardan geçiyor.

Biz İHA, SİHA, TCG Anadolu, Kızılelma, milli muharip uçak derken sadece savunma sanayii ürünlerinden bahsetmiyoruz. Bizi asıl sevindiren bu ürünlerin gerisindeki teknoloji birikimidir. Çünkü teknoloji demek, tasarımıyla, yazılımıyla, araştırma geliştirmesiyle, üretimiyle, ihracatıyla iş demektir. İstihdam, gelecek demektir.

Bir toplu iğne üretemiyordu bu ülke. Şimdi İHA’yı, SİHA’yı, Akıncı’yı, Kızılelma’yı, TCG Anadolu’yu üretiyoruz. Sadece kullanıcı olarak bile sürecin içinde yer almamız geçmişte çoğu defa sınırlandı. Tasarımından üretimine her safhasına kendi damgamızı vurduğumuz bu ürünlerle beraber artık dünyada, teknolojide söz sahibi olduk.

Bugüne kadar 3,3 milyon konutu kentsel dönüşümle yenilerken, 1,2 milyon konutu da TOKİ eliyle inşa ettik. Özel sektörümüzün de katkılarıyla ülkemizi bu alanda 20 yıl öncesine göre çok iyi bir seviyeye getirdik ama bunu yeterli görmüyoruz. İstanbul başta olmak üzere deprem riski yüksek yerlerdeki kentsel dönüşümü hızlandırıyoruz.

Günlük hayatımızda yaşadığımız sıkıntılardan kurtulabilmemizin yolunun da ülkemizi büyütmekten, üretimi ve istihdamı artırmaktan, ekmeğimizi çoğaltmaktan geçtiğini unutmamalıyız. Şayet enflasyonun yükselmesinde, fiyat artışlarında, ekonomik işleyişin tabii seyri haricinde birilerinin açgözlülüğünün hatta alçaklığının payı varsa bunun da peşine düşeriz. Nitekim ilgili tüm kurumlarımıza bu konuda verdiğimiz çok açık talimat var. Vatandaşımızın ekmeğine göz dikenin gözünün yaşına bakmayacaksınız. Söz konusu bu ülkenin ve milletin bekasıysa kimse kusura bakmasın. Gözümüz başka bir şey görmez. Allah’ın izniyle Türkiye’nin önündeki tüm engelleri nasıl birer birer kaldırdıysak enflasyon meselesini de bu yılın sonuna kadar kontrol altına almış, önümüzdeki yıl tamamen çözmüş olacağız.

Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez. Faiz devamlı düşecektir. Amerika’da, Avrupa’da faiz yükselebilir ama Türkiye’de faiz düşecek ve göreceksiniz enflasyon da faizle beraber düşecek. Türkiye Yüzyılı gibi tarihi bir vizyonu üç-beş karaborsacının hırsının kurbanı etmeyeceğiz. Nitekim milletim 21 yıldır bize güvendi, inandı, hep arkamızda durdu.

Bazı şehir merkezlerimizde binaların yüzde 80’ine tekabül eden bu büyük yıkım bize deprem gerçeğini bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı. Marmara Depremi’nin ardından ülkemizdeki dayanıksız yapıların yenilenmesi konusunda milletimizin güçlü bir talebi ortay çıkmıştı. Hükümetlerimiz döneminde bu konuda gerek TOKİ konutlarıyla, kentsel dönüşüm projeleriyle gerek özel sektörün teşvik edilmesiyle geçmişle mukayese edilemeyecek derece hamdolsun önemli adımlar attık.

Sadece dönüşüm ve sosyal konut projeleriyle 13 milyon vatandaşımızın hayatına dokunduk. Ancak 6 Şubat’ta gördük ki deprem bizim hazırlıklarımızın bitmesini beklemiyor. Bir yandan deprem bölgesindeki şehirlerimizi bir yıl içinde ayağa kaldıracak çalışmaları özellikle yürütürken diğer yandan da ülke genelinde yeni bir seferberlik başlatıyoruz. Hiç şüphesiz, 1999 depreminin acıları hala taze olan İstanbul, nüfus yoğunluğu ve stratejik önemi sebebiyle bu seferberlikte ilk sırada yer alıyor. İstanbul’un 39 ilçesinde 220 bin binadaki 1,5 milyon bağımsız bölüm risk altındadır. Bizim dönüşümünü tamamladığımız 695 bin konuta çok acil olarak her yıl 300 bin yeni konut ilave etmemiz gerekiyor. Halen sahada dönüşümü süren 98 bin konut var.

Gaziosmanpaşa, Esenler, Başakşehir ilçelerimizdeki toplam 2 bin 410 konutun ve 49 dükkanının anahtarlarını hak sahiplerine veriyor, 2 bin 158 konutun ve 152 dükkanın da temelini atıyoruz. Ayrıca Esenler’deki kuzey rezerv alanında da 2 bin 67 konutun ve 83 dükkanın inşasını başlatıyoruz. Böylece açılış ve temel atmalarla yerinde ve rezerv alanlarda toplam 6 bin 635 konut ve 201 dükkandan oluşan bir dönüşüm projesini hayata geçiriyoruz. Konutların ve dükkanların hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyorum.

Temelini attığımız Esenler projesi rezerv alanlarımızdaki 100 bin konutluk dönüşümün ilk adımıdır. Bugünü İstanbul’da yüz yılın dönüşümünün başlangıç tarihi, miladı olarak görüyoruz. İstanbul’daki tüm vatandaşlarımızı bu büyük dönüşüme dahil olmaya, katkı sağlamaya davet ediyorum.

Oturdukları evlerinin riskli yapı tespitini yaptıran vatandaşlarımızın ister yerinde, ister rezerv alanda dönüşüme giren evlerinin maliyetinin yarısını devlet olarak biz karşılayacağız. Mesela diyelim ki 100 metrekare büyüklüğünde 2 oda 1 salon evini yeniden yapmak isteyen vatandaşımızın önüne 1,5 milyon lira bir maliyet çıktı. Bunun 750 bin lirasını biz hibe olarak vereceğiz. Kalan 750 bin lirasını vatandaşımız kendisi koyacak ve böylece hemen evini yenileyebilecek. Devletin karşılayacağı kısım, 120 metrekare büyüklüğünde 3 oda, 1 salon ev için ise 1 milyon 800 bin liranın yarısına tekabül eden 900 bin liraya çıkacak. Vatandaşımızın kendi koyacağı kısım ise borçlanacaksa ona da çeşitli kolaylıklar sağlayacağız. Örneğin bu vatandaşımız yüzde 0,79 faizle 10 yıl vadeli kredi kullanabilecek veya yüzde 10’u peşin kalanı 10 yıl vadeli olarak ÜFE, TEFE memur maaş artış oranlarından düşük olanını aşmayacak düzeyde güncellenecek rakamlarla borcunu ödeyebilecek.

Bu yöntemle yüzde 10’u peşin ödenen 750 bin liralık borçlanma için aylık taksit 5 bin 625 lira, 900 bin liralık borçlanma için aylık taksit 6 bin 750 lira düzeyinde gerçekleşecek. Dolayısıyla cebinde hiç birikmiş parası olmayan vatandaşımız bile devletin vereceği katkıyla ve kendi payına düşen kısmı uygun şartlarda borçlanarak güvenli bir yuva sahibi olabilecek.

Ayrıca evini parsel bazında kendisi dönüştürmek isteyenlere de yine 0,74 faiz oranıyla 1 milyon 250 bin lira kredi kullanma imkanı sağlıyoruz.

Kentsel dönüşümde yarısı bizden kampanyasının  ülkemize, İstanbulumuza ve bundan faydalanacak vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.

İstanbul’da kira yardım tutarını 3 bin 500 liradan 5 bin 250 liraya yükseltiyoruz. Kampanyamıza katılan vatandaşlarımız ister kira yardımından yararlanabilir isterse uygun şartlı kredi kullanarak evini hızla yenileyebilir. Yeni kira yardımı rakamının da hak sahiplerine hayırlı olmasını diliyorum.”

Hibya Haber Ajansı

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın