1. Anasayfa
  2. Dijital Gazete
  3. Kılıçdaroğlu: “Gezi’ye selam göndermek boynumun borcudur”

Kılıçdaroğlu: “Gezi’ye selam göndermek boynumun borcudur”

- - 4 dk okuma süresi
87
screenshot 19 7 1

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından bazı satır başları şöyle:

“Adalet neredeyse onu arayıp bulacağız. Gezi olayları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının haksızlık karşısında yükselttikleri bir sestir. Bu ses, bir bayraktır. Bu bayrak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bayrağıdır. Demokrasi, adalet bayrağıdır. Milyonlarca gencimizin haykırdığı adalet istediği bir sözdür.

Vicdan sahibi olanların, vicdanına havale ediyorum bu duruşmayı. Ne olursa olsun, bedeli ne kadar ağır olursa olsun, bu ülkeye adaleti ya getireceğim ya getireceğim. Bu işin ortası yok. Adalet kutsal bir kavramdır. Bu kadar tahrip edemezsiniz adaleti. Vicdanları bu kadar kanatamazsınız. Tek soru sorulmadan, tek delil aranmadan 6 aydır içerdeler. Ahdim var, Vera’yı babasıyla buluşturacağım. Demokrasi tarihimizin onurlu bir sayfası olan geziye, buradan selam göndermek de benim boynumun borcudur.

Amasra’da facia oldu. 41 kişi hayatını kaybetti. Kim bu işin sorumlusu? Hala belli değil. 41 kişinin, yetimlerin hesabını kim verecek? Raporumuzu da yayımladık. Havalandırma sistemini yanlış yapıyorsunuz ve 41 kişinin hayatına mal oluyor. İktidar makamları da gidip, gezdiler. Orası ağlama duvarı değil, siz görevinizi yapacak bu işin failleri sorumluları kimse onları bulacaksınız. Soma’da olduğu gibi kapatmak istiyorlar. 41 aileye de Amasralılara da benim sözüm var. Onların hesabını araştıracağız ve soracağız.

Eğer dert dinlemek istiyorsanız, insanların yaşadığı sorunları yerinde görmek istiyorsanız, Anadolu’ya gideceksiniz. İle, ilçeye, köye gideceksiniz. Ankara’da oturup, ben dert dinledim diyemezsiniz. Devletin memurları, AK Partili yöneticiler, evlere giremediği için korktukları için, devletin memurlarını  gönderiyorlar. Siz gidin dinleyin diye. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu duruma hiç düşmemişti.

Cumhuriyetin kuruluşunda şöyle bir slogan vardı. ‘Her fabrika kaledir’ Yeni bir fabrika yaptığın zaman, istihdam yaratıyorsun. Yeni bir fabrika yaptığın zaman dışardan mal alamıyorsun, o fabrikanın ürettiği ürünleri yurt dışına satıyorsun. Döviz geliyor, gelen dövizlerle Türkiye daha güçlü hale geliyor. AK Parti iktidarları, yeni bir fabrika yapabilecek düşünceye sahip değiller. Onlar, tam anlamıyla bir yıkım ekibidirler ve her şeyi yakıp yıktılar.

 Süt üreticilerine benim bir çift sözüm var. Neden Ulusal Süt Konseyi’nin başında süt üreticilerinin başında süt üreticilerinden birisi yok da bir fabrika sahibi var? Senin derdini fabrika sahibi olan mı anlatır yoksa doğrudan doğruya sütü üreten kişi mi anlatır? Sözüm söz, kim o işin erbabıysa Ulusal Süt Konseyi’nin başına süt üreticilerinden birini getireceğiz.

Sivas Belediye Başkanlığı’nı bize verin, Sivas’ı en geç 5 yıl içerisinde büyükşehir belediye başkanlığı haline getireceğiz. Sivas’ta göç olmayacak, istihdam olacak. En çok Sivaslı, Sivas’ın dışında yaşıyor. Ekmek yok, su yok. Her soruna talibiz, her sorunu akıllı birikimiyle çözmeye talibiz. Bir umutsuzluk dalgası var, bu dalgayı yok edeceğiz.”

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın