1. Anasayfa
  2. Ekonomi
  3. Tünelin sonundaki ışığa yaklaşıldı

Tünelin sonundaki ışığa yaklaşıldı

- - 8 dk okuma süresi
203
1482672408

Yılın ikinci çeyreğine başladığımız bir dönemde dünyanın en önemli ekonomisi ABD’nin istihdam ve enflasyon verilerine ulaştık.

eco 1681455251

Kutsal Cuma sebebiyle fiyatlama tarafında etkili reaksiyon göremediğimiz 7 Nisan Cuma günü 236 binlik artış ile Tarım Dışı İstihdam verisi beklenti aralığına çok yakın sonuçlanırken İşsizlik Oranı yüzde 3,5 ile son 53 yılın en iyi rakamı yüzde 3,4’e yaklaşmıştır. Her ne kadar Tarım Dışı İstihdam bir önceki ayki 311 binlik yükselişin altındaki bir rakam ile sonuçlansa da hatta son dönemde teknoloji ağırlıklı şirketlerde işten çıkartmaların önemli bir popülerlik kazandığını da düşünsek de istihdam tarafında önemli bir sorunun olmadığını uzun zamandır görmekteyiz. Ayrıca ortalama saatlik gelirlerin yıllık bazda yüzde 4,3 beklenti altında 4,2 olarak sonuçlanması da enflasyon üzerinde ek bir baskı yaratmama düşüncesi Kutsal Cuma günü gündemimizi oldukça meşgul etti.

cpi 1681455265

İstihdam piyasasına yönelik sonuçlar ardından gözler enflasyon dinamiklerine çevrildi. Çünkü ABD Merkez Bankası Fed’in faiz konusunda nasıl bir aksiyona gidebileceğine yönelik en net yorumlama hiç şüphesiz ki enflasyondaki düşüş devam ediyor mu sorusunun cevabı ile eş değerdi. Bu psikoloji ile 12 Nisan Çarşamba günü tüketici fiyat endeksi verisini karşıladık. Yüzde 6,00 olan manşet enflasyon piyasa beklentisi olan yüzde 5,1’in de altında yüzde 5,00 olarak sonuçlandı. Enflasyondaki aşağı yönlü eğilimin hız kazanması çok sevindirici bir gelişmeydi ta ki çekirdek enflasyon verisini görene kadar. Yüzde 5,5 olan çekirdek enflasyon yüzde 5,6 ile beklentiye paralel sonuçlandı. Gıda ve Enerji kalemi dışında hesaplanan çekirdek enflasyonun düşmüyor oluşu hatta önceki veriye göre de yükselmesi biraz önceki manşet enflasyon mutluluğunun kısa sürmesini sağladı. Enflasyon detaylarına baktığımızda da enerji dışındaki hizmet, gıda ve emtia enflasyonu tarafında önemli gerilemelerin olmaması yani yapışkanlığın / katılığın sürmesi mevcut iyimserliği sınırlandırdı. Ayrıca kısa zaman önce OPEC tarafından gelen üretim kesintisi haberi ve üç haneli petrol beklentisi gelecek dönem için sadece ABD değil Avrupa’nın da enflasyonu üzerinde yukarı yönlü riskleri beraberinde getirebilir düşüncesinin ön plana çıkartarak bir sonraki enflasyon verisi üzerinde baskı oluşturmaktadır.

cme fedwatch 1681455279

Tüm bu gelişmeler ışığında 3 Mayıs tarihinde ABD Merkez Bankası Fed, 4 Mayıs tarihinde ise Avrupa Merkez Bankası ECB faiz kararını açıklayacaktır. Fed için 25 baz puan faiz artırım ihtimali ana senaryo olmakla birlikte ECB için 50 baz puan faiz artışı düşüncesinin gündemi meşgul ettiğini izlemekteyiz. Mevcut faiz ve enflasyon oranları kıyaslandığında Avrupa’nın faiz temposunda daha fazla adım atma düşüncesi ön planda olmakla birlikte Fed için artık tünelin sonundaki ışığa yaklaşıldığını söylemek mümkün.

2023 Mart ekonomik projeksiyonlarda Fed için 2 kritik faiz konusu ele alındı. Birincisi 2023 yılına yönelik yüzde 5,10 tahmin ki bu da yüzde 5,00 – 5,25 aralığı demektir ve son enflasyon verilerini de dikkate aldığımızda Mayıs ayı çeyrek puan faiz artışı ihtimalini neredeyse kesinleştirmektedir.  İkincisi ise başkan Powell’ın yıl genelinde herhangi bir indirim düşüncesinin planları içerisinde olmadıklarını açıklamasıdır. Piyasalar Haziran ayı itibariyle yıl sonuna kadar Fed’den 75 baz puan faiz indirimi beklentisi içerisinde olması, Fed – Piyasa ayrışmasının devam etmesini sağlamaktadır. Bizim burada dikkat etmemiz gereken en temel konu ise Fed için artık tünelin sonundaki ışığa git gide yaklaşıyor olmamızdır. Burada faiz artış döngüsünün sona erip ermeyeceğine yönelik net bilgiyi hiç şüphesiz ki 3 Mayıs tarihindeki Fed kararları ve başkan Powell konuşmasından öğreneceğiz.

Enflasyon ülkelerin özellikle de merkez bankalarının başını ağrıtan en önemli problem olarak popülaritesini korurken 17 – 21 Nisan haftasının da ana odak noktası olduğunu söyleyebiliriz.

Yeni Zelanda başta olmak üzere Japonya, Kanada, İtalya, Euro Bölgesi ve İngiltere’den gelecek TÜFE verileri merkez bankaları üzerinde ek bir baskı oluşturacak mı sorusunun cevabı için önemli olacaktır. Özellikle çift haneli rakamlarda olumsuz bir tablo çizen İngiltere ve son gelen önemli düşüşlerle üzerindeki baskıyı hafif de olsa azaltan ancak OPEC üretim kesintisi haberi ile tekrar baskılanan ECB yeni haftanın ana odak noktası olacaktır. Özellikle Euro Bölgesinden gelecek tüketici fiyat endeksi verisi sonucu ECB’nin Mayıs ayı toplantısında 50 baz puan faiz artışı ile sürece devam edip etmemesi adına referans bir gösterge olarak izlenebilir. Bu arada hatırlatmakta fayda var Euro bölgesi enflasyonu yüzde 6,9 iken İngiltere’nin yüzde 10,4 olarak kaydedilmiştir.

Piyasa – Fed ayrışması söz konusuyken gündemi oldukça meşgul eden ve sihirli gösterge 200 günlük basit hareketli ortalamanın da yer aldığı 3950 – 4000 bölgesi üzerinde inatçılığını sürdüren SP500,

200 günlük basit hareketli ortalama 1985 dolar seviyesi üzerinde 2070 tarihi zirvesine doğru yolculuğunu sürdüren ve yeni zirve beklentilerinin ön plana çıktığı Ons Altın,

102 – 103 bölgesi altındaki baskısını sürdürerek uzun vadeli görünümde kritik bir eşik olarak izleyeceğimiz 99 – 100 bölgesine yaklaşmaya çalışan Klasik Dolar Endeksi,

Yıl başından beri 1,05 ile 1,10 seviyeleri arasında bant hareketi içerisindeyken psikolojik 1,10 seviyesi üzerine çıkarak bant görünümüne son vermeye hazırlanan EURUSD paritesi,

Üretim kesintisi haberi ile birlikte 68 – 76 dolar bölgesini dip kabul eden ve 85 dolar seviyesi üzerindeki seyri ile üç haneli rakamların telaffuz edildiği Brent Petrol yeni hafta dinamiklerinde dikkatle takip edilmelidir.

Finansal piyasalar için önemli ve hareketli bu dönemde, siz değerli yatırımcılarımızın GCM Trader'ı aktif olarak kullanarak yatırımlarınızı yönetmenizi önemle tavsiye ederiz. Unutmayın, zamanında doğru stratejilerle hareket etmek, başarılı yatırımların anahtarıdır.

Kaynak GCM Yatırım – Kudret Ayyıldır
Hibya Haber Ajansı

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın